1. Seni tanımayanlar için… Merve Nur Öztürk kimdir?Merve, “olmaz” kelimesini hayatından çoktan silmiş bir kadın.
Onun dünyasında her şeyin bir yolu vardır — sadece o yolu bulacak kadar vazgeçmemek gerekir.Küçük görülen hayallerin peşinden gitti, gülenleri susturmadı… sonuçları susturdu.
Çünkü o, ne olursa olsun başarmanın bir yolunu bulanlardan.Hırslı, kararlı ve vazgeçmeyi bilmeyen biri.
Çünkü çok net bir gerçeği biliyor:
İnsan gerçekten mecbur kaldığında, imkânsız diye bir şey kalmaz.
2. Güzellik sektörüne giriş hikâyen nasıl başladı?Aslında çok küçük yaşlardan beri çalışıyorum ve farklı sektörlerde deneyimim oldu. Sağlık alanında eğitim aldım, ardından pazarlama ve perakende üzerine kendimi geliştirdim.Ama içimde hep çok net bir şey vardı: Ben hiçbir zaman bir yerde çalışmak isteyen biri olmadım. Küçükken yaşıtlarım oyuncaklarla oynarken, ben kendi iş yerim varmış gibi hayaller kuruyordum.Güzelliğe olan ilgim de yine o yaşlarda başladı. Annemin topuklu ayakkabılarını giyip evde dolaşmak, kendi bakımlarımı yapmak, saçlarımla uğraşmak… Hepsi aslında bugünün küçük işaretleriydi.Zamanla şunu fark ettim; ben sadece güzelliğe değil, insanlara dokunmaya da çok yatkınım. Onlarla bağ kurmayı, katkı sağlamayı ve onları mutlu etmeyi gerçekten seviyorum. Aynı zamanda ince işlere olan yeteneğim de çocukluğumdan geliyor.Bu yüzden güzellik sektörü benim için sadece bir meslek değil, tam anlamıyla bana ait bir alan oldu. En dipten başladım, adım adım ilerledim ve bugün kendi işimi kurabildim.Şu an geriye dönüp baktığımda şunu çok net söyleyebilirim:
Doğru yerdeyim ve daha yolun başındayım.
3. Bugün bulunduğun noktaya gelirken en zorlandığın dönem neydi?Bugün bulunduğum noktaya gelirken en çok zorlandığım şey, aslında yalnızlıktı.
En çok ihtiyaç duyduğum anlarda, sevdiklerimden beklediğim desteği görememek…İnsan böyle dönemlerde sadece maddi değil, manevi olarak da yanında birini görmek istiyor. “Yapabilirsin” diyen bir ses, arkana baktığında güvenebileceğin bir duruş…Ben hiçbir zaman zorluklardan korkmadım. Mücadele etmek benim için her zaman mümkündü.
Ama o mücadeleyi çoğu zaman tek başıma vermek zorunda kaldım.Yine de bu durum beni durdurmadı, tam tersine güçlendirdi.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum:
Yalnız yürümek zorundaydım ki, gerçekten ne kadar güçlü olduğumu anlayabileyim.
4. Seni diğer güzellik uzmanlarından ayıran en büyük fark nedir?Danışanlarımdan en çok duyduğum bir cümle var:
“Ellerin sihirli, bana iyi geliyorsun.”Aslında beni diğerlerinden ayıran en güçlü noktanın da bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben sadece cilde değil, insanın ruhuna dokunmayı önemsiyorum.Benim için bu iş, yalnızca bir uygulama yapmak değil; karşımdaki insanla bağ kurmak, onu rahatlatmak ve kendini iyi hissetmesini sağlamak. Bu yüzden çoğu zaman işlem sırasında uyuduklarını bile söylüyorlar.Bugün insanlar beni “elleri sihirli kadın” olarak tanımlıyorsa, bunun sebebi yaptığım işten çok, o işi yaparken hissettirdiklerim.Ve bence gerçek fark tam olarak burada başlıyor.
5. “Kraliçe enerjisi” dediğin duruşu nasıl tanımlarsın?Kraliçe enerjisini benim için en iyi tanımlayan şey, en zor anlarda bile duruşunu koruyabilmek.Ne kadar zor ya da çirkin bir durumla karşılaşırsam karşılaşayım, hiçbir zaman seviyemi düşürmeden, zarafetimi bozmadan ilerlemeyi seçtim.Benim için duruş ve itibar, her şeyden daha kıymetli. Çünkü insanı gerçekten güçlü yapan şey, nasıl kazandığı değil; neye rağmen kendini bozmadığıdır.Bu yüzden kraliçe olmak benim için bir unvan değil…
Bir duruş meselesi.
6. İşinde sadece hizmet değil, aynı zamanda eğitim de veriyorsun. Bu sana ne hissettiriyor?Eğitim vermek, işimin en zor ama en kıymetli kısmı.Çünkü bir insana bir şey öğretmek, sadece bilgi aktarmak değil; o bilgiyi en doğru, en eksiksiz şekilde karşı tarafa geçirebilmek demek. Ben hiçbir detayı atlamadan, hak yemeden öğretmeye çok önem veriyorum.Bazen insan kendi bildiği şeylerde bile zamanla bazı noktaları fark eder. Böyle anlarda bile öğrencime geri dönüp “bunu da bu şekilde yapmalısın” diyebilmek benim için çok önemli.Çünkü benim için eğitim, o an başlayıp biten bir süreç değil.
Gerçek eğitim, karşındaki insan en iyi versiyonuna ulaşana kadar yanında olabilmektir.“Tam oldu” diyebildiğim noktaya getirmek… işte asıl tatmin de, zorluk da burada.
7. Kendi işini kurmak isteyen kadınlara en net tavsiyen ne olurdu?Kadın olmak zor… ama güçlü ve başarılı bir kadın olmak çok daha zor.Bir söz vardır, beni çok etkilemiştir:
Cleopatra dokuz dil biliyordu ama insanlar sadece eyeliner’ını konuşuyordu.O yüzden şunu çok net biliyorum; ne yaparsanız yapın, insanlar mutlaka bir eksik bulacak. Sizi küçümsemeye çalışanlar da olacak, zorlaştıranlar da…Ama tam da bu yüzden vazgeçmemek gerekiyor. Çünkü ne kadar zor olursa, sonunda elde ettiğiniz başarı o kadar değerli oluyor.Korkmayın. Kaybetmekten de, yeniden başlamaktan da korkmayın.
Çünkü insan kaybetmeden kazanmayı öğrenemez.Ve şunu unutmayın:
Gerçekten değerli olan hiçbir şey kolay gelmez.
8. Sosyal medyayı bu kadar etkili kullanmanın sırrı ne?İnsanlarla iletişim kurmayı gerçekten çok seviyorum. Bu ister birebir temas olsun, ister sosyal medya üzerinden… benim için çok fark etmiyor.Sosyal medyayı etkili kullanmamın sırrı aslında tam olarak bu: Ben bunu bir strateji olarak görmüyorum. İçimden geldiği gibi paylaşıyorum.Yaptığım işi, başarılarımı ve süreçlerimi doğal bir şekilde yansıtıyorum. İnsanlara dokunabilmek, onları motive edebilmek bana iyi geliyor.Bence insanlar samimiyeti hissediyor.
Sevdiğin bir işi yaptığında, o işle ilgili her şeyi zaten isteyerek yapıyorsun.Ve o zaman ortaya zorlanmadan, gerçek bir etki çıkıyor.
9. Hayatında seni dönüştüren bir kırılma anı oldu mu?Evet, hayatımda beni gerçekten dönüştüren bir kırılma noktası oldu.Öyle bir dönemdi ki, ilk kez “kaybettim” dediğimi hatırlıyorum. Her şeyin elimden kayıp gideceğini düşündüğüm, çıkış yolu göremediğim bir an…Ama bugün dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum:
Eğer o kırılma noktası olmasaydı, ben bugün olduğum kadın olamazdım.O süreçte, en güvendiğim yerlerden gelen hayal kırıklıkları yaşadım.
Ama tam da o noktada kendimi yeniden inşa etmeyi öğrendim.Bugün geçmişe baktığımda kırgın değilim.
Aksine, bana yaşattıkları her şey için minnettarım.Çünkü o gün yaşadıklarım, beni bugün olduğum güçlü kadına dönüştürdü.
10. Gelecek planlarında neler var?Gelecek planlarımda en büyük hedefim, kendi ayakları üzerinde durmak isteyen kadınlara ulaşabileceğim eğitim projeleri oluşturmak.
Kadınların güçlenmesine katkı sağlamak ve onlara istihdam yaratabilmek benim için çok değerli.Ama bunun yanında, belki de benden çok beklenmeyecek bir hayalim daha var…Tüm projelerimi hayata geçirip, işimi belirli bir noktaya taşıdıktan sonra uzaktan yönetime geçmek ve hayatımda yeni bir rolü kucaklamak istiyorum.Çünkü içimde hep var olan çok derin bir sevgi var.
Bugüne kadar o sevgiyi işime, danışanlarıma ve çevreme verdim.Ama artık o sevgiyi kendi evladıma vermek istiyorum.Belki de en büyük hayalim, tüm başarılarımdan sonra,
en güzel rolü… anneliği yaşayabilmek.
Onun dünyasında her şeyin bir yolu vardır — sadece o yolu bulacak kadar vazgeçmemek gerekir.Küçük görülen hayallerin peşinden gitti, gülenleri susturmadı… sonuçları susturdu.
Çünkü o, ne olursa olsun başarmanın bir yolunu bulanlardan.Hırslı, kararlı ve vazgeçmeyi bilmeyen biri.
Çünkü çok net bir gerçeği biliyor:
İnsan gerçekten mecbur kaldığında, imkânsız diye bir şey kalmaz.
2. Güzellik sektörüne giriş hikâyen nasıl başladı?Aslında çok küçük yaşlardan beri çalışıyorum ve farklı sektörlerde deneyimim oldu. Sağlık alanında eğitim aldım, ardından pazarlama ve perakende üzerine kendimi geliştirdim.Ama içimde hep çok net bir şey vardı: Ben hiçbir zaman bir yerde çalışmak isteyen biri olmadım. Küçükken yaşıtlarım oyuncaklarla oynarken, ben kendi iş yerim varmış gibi hayaller kuruyordum.Güzelliğe olan ilgim de yine o yaşlarda başladı. Annemin topuklu ayakkabılarını giyip evde dolaşmak, kendi bakımlarımı yapmak, saçlarımla uğraşmak… Hepsi aslında bugünün küçük işaretleriydi.Zamanla şunu fark ettim; ben sadece güzelliğe değil, insanlara dokunmaya da çok yatkınım. Onlarla bağ kurmayı, katkı sağlamayı ve onları mutlu etmeyi gerçekten seviyorum. Aynı zamanda ince işlere olan yeteneğim de çocukluğumdan geliyor.Bu yüzden güzellik sektörü benim için sadece bir meslek değil, tam anlamıyla bana ait bir alan oldu. En dipten başladım, adım adım ilerledim ve bugün kendi işimi kurabildim.Şu an geriye dönüp baktığımda şunu çok net söyleyebilirim:Doğru yerdeyim ve daha yolun başındayım.
3. Bugün bulunduğun noktaya gelirken en zorlandığın dönem neydi?Bugün bulunduğum noktaya gelirken en çok zorlandığım şey, aslında yalnızlıktı.En çok ihtiyaç duyduğum anlarda, sevdiklerimden beklediğim desteği görememek…İnsan böyle dönemlerde sadece maddi değil, manevi olarak da yanında birini görmek istiyor. “Yapabilirsin” diyen bir ses, arkana baktığında güvenebileceğin bir duruş…Ben hiçbir zaman zorluklardan korkmadım. Mücadele etmek benim için her zaman mümkündü.
Ama o mücadeleyi çoğu zaman tek başıma vermek zorunda kaldım.Yine de bu durum beni durdurmadı, tam tersine güçlendirdi.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum:
Yalnız yürümek zorundaydım ki, gerçekten ne kadar güçlü olduğumu anlayabileyim.
4. Seni diğer güzellik uzmanlarından ayıran en büyük fark nedir?Danışanlarımdan en çok duyduğum bir cümle var:“Ellerin sihirli, bana iyi geliyorsun.”Aslında beni diğerlerinden ayıran en güçlü noktanın da bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben sadece cilde değil, insanın ruhuna dokunmayı önemsiyorum.Benim için bu iş, yalnızca bir uygulama yapmak değil; karşımdaki insanla bağ kurmak, onu rahatlatmak ve kendini iyi hissetmesini sağlamak. Bu yüzden çoğu zaman işlem sırasında uyuduklarını bile söylüyorlar.Bugün insanlar beni “elleri sihirli kadın” olarak tanımlıyorsa, bunun sebebi yaptığım işten çok, o işi yaparken hissettirdiklerim.Ve bence gerçek fark tam olarak burada başlıyor.
5. “Kraliçe enerjisi” dediğin duruşu nasıl tanımlarsın?Kraliçe enerjisini benim için en iyi tanımlayan şey, en zor anlarda bile duruşunu koruyabilmek.Ne kadar zor ya da çirkin bir durumla karşılaşırsam karşılaşayım, hiçbir zaman seviyemi düşürmeden, zarafetimi bozmadan ilerlemeyi seçtim.Benim için duruş ve itibar, her şeyden daha kıymetli. Çünkü insanı gerçekten güçlü yapan şey, nasıl kazandığı değil; neye rağmen kendini bozmadığıdır.Bu yüzden kraliçe olmak benim için bir unvan değil…Bir duruş meselesi.
6. İşinde sadece hizmet değil, aynı zamanda eğitim de veriyorsun. Bu sana ne hissettiriyor?Eğitim vermek, işimin en zor ama en kıymetli kısmı.Çünkü bir insana bir şey öğretmek, sadece bilgi aktarmak değil; o bilgiyi en doğru, en eksiksiz şekilde karşı tarafa geçirebilmek demek. Ben hiçbir detayı atlamadan, hak yemeden öğretmeye çok önem veriyorum.Bazen insan kendi bildiği şeylerde bile zamanla bazı noktaları fark eder. Böyle anlarda bile öğrencime geri dönüp “bunu da bu şekilde yapmalısın” diyebilmek benim için çok önemli.Çünkü benim için eğitim, o an başlayıp biten bir süreç değil.Gerçek eğitim, karşındaki insan en iyi versiyonuna ulaşana kadar yanında olabilmektir.“Tam oldu” diyebildiğim noktaya getirmek… işte asıl tatmin de, zorluk da burada.
7. Kendi işini kurmak isteyen kadınlara en net tavsiyen ne olurdu?Kadın olmak zor… ama güçlü ve başarılı bir kadın olmak çok daha zor.Bir söz vardır, beni çok etkilemiştir:Cleopatra dokuz dil biliyordu ama insanlar sadece eyeliner’ını konuşuyordu.O yüzden şunu çok net biliyorum; ne yaparsanız yapın, insanlar mutlaka bir eksik bulacak. Sizi küçümsemeye çalışanlar da olacak, zorlaştıranlar da…Ama tam da bu yüzden vazgeçmemek gerekiyor. Çünkü ne kadar zor olursa, sonunda elde ettiğiniz başarı o kadar değerli oluyor.Korkmayın. Kaybetmekten de, yeniden başlamaktan da korkmayın.
Çünkü insan kaybetmeden kazanmayı öğrenemez.Ve şunu unutmayın:
Gerçekten değerli olan hiçbir şey kolay gelmez.
8. Sosyal medyayı bu kadar etkili kullanmanın sırrı ne?İnsanlarla iletişim kurmayı gerçekten çok seviyorum. Bu ister birebir temas olsun, ister sosyal medya üzerinden… benim için çok fark etmiyor.Sosyal medyayı etkili kullanmamın sırrı aslında tam olarak bu: Ben bunu bir strateji olarak görmüyorum. İçimden geldiği gibi paylaşıyorum.Yaptığım işi, başarılarımı ve süreçlerimi doğal bir şekilde yansıtıyorum. İnsanlara dokunabilmek, onları motive edebilmek bana iyi geliyor.Bence insanlar samimiyeti hissediyor.Sevdiğin bir işi yaptığında, o işle ilgili her şeyi zaten isteyerek yapıyorsun.Ve o zaman ortaya zorlanmadan, gerçek bir etki çıkıyor.
9. Hayatında seni dönüştüren bir kırılma anı oldu mu?Evet, hayatımda beni gerçekten dönüştüren bir kırılma noktası oldu.Öyle bir dönemdi ki, ilk kez “kaybettim” dediğimi hatırlıyorum. Her şeyin elimden kayıp gideceğini düşündüğüm, çıkış yolu göremediğim bir an…Ama bugün dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum:Eğer o kırılma noktası olmasaydı, ben bugün olduğum kadın olamazdım.O süreçte, en güvendiğim yerlerden gelen hayal kırıklıkları yaşadım.
Ama tam da o noktada kendimi yeniden inşa etmeyi öğrendim.Bugün geçmişe baktığımda kırgın değilim.
Aksine, bana yaşattıkları her şey için minnettarım.Çünkü o gün yaşadıklarım, beni bugün olduğum güçlü kadına dönüştürdü.
10. Gelecek planlarında neler var?Gelecek planlarımda en büyük hedefim, kendi ayakları üzerinde durmak isteyen kadınlara ulaşabileceğim eğitim projeleri oluşturmak.Kadınların güçlenmesine katkı sağlamak ve onlara istihdam yaratabilmek benim için çok değerli.Ama bunun yanında, belki de benden çok beklenmeyecek bir hayalim daha var…Tüm projelerimi hayata geçirip, işimi belirli bir noktaya taşıdıktan sonra uzaktan yönetime geçmek ve hayatımda yeni bir rolü kucaklamak istiyorum.Çünkü içimde hep var olan çok derin bir sevgi var.
Bugüne kadar o sevgiyi işime, danışanlarıma ve çevreme verdim.Ama artık o sevgiyi kendi evladıma vermek istiyorum.Belki de en büyük hayalim, tüm başarılarımdan sonra,
en güzel rolü… anneliği yaşayabilmek.





